Anthony Burak DURSUN

“Bana dünümü geri getirin,ben size yarınlarımı vereyim…”

Nerede kalmıştım, nereden devam ediyorum ?

Eylül29

Biliyorum yapacağım çok şey varken hiç birşey yapamıyorum. Sanırım biraz yoruldum.. Ne kadar güçlü olursanız olun herkes yorulur. Benim gibilerde inat eder ve “hayır devam etmeliyim, sonra dinlenebilirim” der. Beyin yorulduğunda sirenler çalmaya başlar fakat hala kontrol sizdedir. Taaa ki sistem kararsızlığa girene kadar…

Nasıl da belli oluyor bir programcı olduğumuz. Hayatımızı bile bir yerden sonra programlıyoruz.. Karar verme mekanizmamız bile bir süre sonra değişiyor ve kendi kendine olasılık değerlendirmesi yapmaya başlıyor. Çıkmaza girdiğinde elindeki olasılıkları birer kez daha deniyor, eğer bir adım atıp tekrar tıkanırsa bu sefer geriye dönüp döngüyü tekrarlıyor.. Evet bir gün bir yerde “fatal error” diye tabir ettiğimiz büyük sorunla karşılaşıyoruz.. Sanırım benimki de gelmek üzere.. Dinlenmek istiyorum ama aklımda ki binlerce şeyi bırakamıyorum bir köşeye..

İnsanları programlardan, dolayısıyla robotlardan ayıran en keskin özelliği, mantıklarıyla verdikleri kararları yani hareketlerini ve aksiyonlarını duygularıyla da kontrol edebilmeleri. İşte bizim sistemimizi eşsiz kılan ve aynı zamanda karmaşık problemlere kucak açan etken bu. Duygular… Ne demek istediğimi az çok anlamışsınızdır.. Bir yanım biraz geriye gidiyor ve bir yanım yıllar öncesine gidiyor. Öyle değişik bir çıkmaz ki şu anda durmuş ve durum değerlendirmesi yapmaya çalışıyorum ama arada o kadar çok şey var ki, karar vermem zaman alıyor.. Beklentiler… Herkes birşey bekliyor ama biz neyi bekliyoruz? Hayatımıza gelmiş fırsatların öylece kucağımıza gelmesini mi ? Hiç sanmıyorum…

Sevmek…
Aslında güzel birşey. Ama bunun hiç bir zaman bir mantığı olamayacak. Çünkü karar verirken veya hareket ederken verdiğiniz aksiyon o kadar salt o kadar sadedir ki, bu duygular araya girdiği zaman iş karmaşıklaşır. Gitmek istersiniz ileri bir adım atarsınız ve döngü devinimini tamamlar gidersiniz. Ama bir sevdiğiniz varsa o bir adımı atmadan önce onu düşünürsünüz ve sonu gelmeyecek binlerce düşünce doğmaya başlar. Sürekli olasılıklar vardır.. Bitmek bilmez kalırsınız…

Peki Geçmiş?
Gerçekten de geçmiş, geçmişte mi kalmalı? Geleceğe ordan bir parçayı getirip hatalarından arındırıp yeniden canlandırmanın bir yolu yokmu? Neden geçmişi orda bırakıp yeniden başlarız? “Amerikayı keşfetmenin” gerçekten de anlamı yokmu?

İlki Tekrar Yaşamak?
Mümkün mü? Hatanın sebebini bile bilmeyecek kadar safken ve ilk olan seni hayata bağlarken tekrar yürütülebilir mi? İlk kez bisiklete bindiğinizde, profesyonel bir bisikletci olmak için ilk adımı atmış olabilirsiniz yada düştüğünüz anda muhasebeci olmaya karar verebilirsiniz. Yıllar sonra tekrar bu duyguyu tatmanın bir yolu varmı?

Gerçekten Açılmak Zordur!
Bilemiyorum aslında zor olmamalı. Kendisine de söyledim, Ben konuşurken yanlış anlaşılmaktan bıktım, bazı şeyleri şarkılar açıklasın.. Bir şarkı 10 defa dinlenmez ama gerçekten hissettiğine “Seni Seviyorum” diye binlerce kez söyleyebilirsin..  Bunu deneyeceğim yüz yüze geldiğim gün değil belki ama yine güneşin doğduğu bir gün, gecenin karanlığı sarımtrak güneşin rahyasına bulanmaya başladığında durumu ona açıklayacağım…

Selçuk Akkaya arkadaşım benden bir yazı dizisi istemişti. Bugün yine bir hatırlatma yapmış, Teşekkür ederim kendisine, yaşıyorum hala nefes alıyorum. Yazıyı da en kısa sürede bitireceğim. Başladım başlamasına ama dedim ya bu aralar karar verme mekanizmam da sorun var. Geriye dönük işlemlerde kararsız kalıyor…

Yoruldum dedim ya, içimde öyle birşey var ki, biliyorum sanırım bu yorgunluk bir anda geçip gidicek.. Çünkü o gücü kazandığın zaman, o sorumluluğun altına girdiğin andan itibaren iki kişilik yaşıyorsun ya işte o  zaman… Yeniden güçleniyorsun.. Ne şişelerden destek alıyorsun ne de uçup giden kara dumandan..

Bakmayın ben bu kadar melankolik yada güçsüz değilim. Sadece bu sefer planladığım çizgilerin dışında gidiyorum. Olasılıklar değişiyor.. Olaylar değişiyor.. Bazen plansızlıkda bir plan ama benim hesaplarımda bu yoktu sanırım.

Yine de en güzel şey insanın dostları. Az ve öz dostlar… Hepsine en başından sonuna 16 seneyi aşan dostlukları süresince değişmedikleri için teşekkür ediyorum. Beni taşımak zor biliyorum ve siz bunu başarıyorsunuz ya işte ben bu yüzden “dostlarını iyi seç” dediklerinde onlar beni çoktan seçtiler diyorum…

“Hayat sen planlar yaparken başına gelen şeydir.”
John Lennon

“Nerede kalmıştım, nereden devam ediyorum ?”

1 Yorum
  1. 1 Ekim 2009 saat 13:11 Yavuz Selim Hacıömeroğlu diyor ki:

    ay lav yu bebüşüm :p

E-posta gizli kalacak.

Website örneği

Yorumunuz: