Anthony Burak DURSUN

“Bana dünümü geri getirin,ben size yarınlarımı vereyim…”

ASP ile 404 Sayfalarına Hükmedin

Ekim3

404

Hey yazılımcılar, programcılar… Tabii genç olanlar, kanı taze olanlar.. Evet biz yaşlandık bunu bugün yeniden anladım.. Sanırım bundan sonra sabah 7 de kalkıp süt ve kızarmış ekmeğimi yedikten sonra 12 ye kadar kitap okuyacağım, öğlen biraz meyve atıştırdıktan sonra 5 e kadar göl kenarında balık tutup akşamlarıda briç yada bingo oynayacağım. Olamaz bir dakika! Oh hayır.. yaşlanmışım… Devamını okuyun »

Nerede kalmıştım, nereden devam ediyorum ?

Eylül29

Biliyorum yapacağım çok şey varken hiç birşey yapamıyorum. Sanırım biraz yoruldum.. Ne kadar güçlü olursanız olun herkes yorulur. Benim gibilerde inat eder ve “hayır devam etmeliyim, sonra dinlenebilirim” der. Beyin yorulduğunda sirenler çalmaya başlar fakat hala kontrol sizdedir. Taaa ki sistem kararsızlığa girene kadar…

Nasıl da belli oluyor bir programcı olduğumuz. Hayatımızı bile bir yerden sonra programlıyoruz.. Karar verme mekanizmamız bile bir süre sonra değişiyor ve kendi kendine olasılık değerlendirmesi yapmaya başlıyor. Çıkmaza girdiğinde elindeki olasılıkları birer kez daha deniyor, eğer bir adım atıp tekrar tıkanırsa bu sefer geriye dönüp döngüyü tekrarlıyor.. Evet bir gün bir yerde “fatal error” diye tabir ettiğimiz büyük sorunla karşılaşıyoruz.. Sanırım benimki de gelmek üzere.. Dinlenmek istiyorum ama aklımda ki binlerce şeyi bırakamıyorum bir köşeye.. Devamını okuyun »

Gitmek…

Eylül25

Yüzünü ezberlerimde sınarken,kaçağım her halükarda.
Sen aldırma.
Taşıyacağımdan ne fazla ne azdın,acıdın bana.
Şimdi başım kalabalık.
Şimdi gücenmişte gelmişim sana,o denli huysuz sözlerim.
Sığınmak mıydı,darmadağınıklığımı koynumdan kapına bıraktığımda ki acele.
Ucu hep yanıktır emanetlerimin.
Yasak ettiğin dünyayı, yere çalmak bir çocuk hevesiymiş.
Geçmedi benden daha.
İbret olsun diye yaşıyorum gözlerinde hala.

Ateş altındaydım…Kenar köşeyim. Kıyı bucak. Az kıpırdasam, meçhul olacağım o zoruma gidiyor…
İşte bu yüzden gitmek zorundaydım anla..

Javascript ile Format Number

Eylül11

javascript

Bazen JavaScript sizi çileden çıkartabiliyor. Mesela Toplama, Çıkarma işlemlerinde olduğu gibi. Eğer Eval() veya parseInt() kullanmazsanız abuk subuk değerler alabiliyorsunuz.

Tabii bazı zamanlarda nedenini hala benimde anlayamadığım küsüratlı sonuçların çıkması can sıkabiliyor. İşte bugün bu küsüratlı rakamların çıkmasına engel olmak için ASP den de hatırlayacağınız gibi FormatNumber işleminin nasıl yapılacağını, ve kendi yazdığım ufak bir fonksiyonu değerlendirmek istiyorum. Haydi başlayalım… Devamını okuyun »

Atatürk´den Kürt Açılımına Cevap Yıllar Önce Verilmiş !

Eylül11

mustafa-kema-ataturk-ve-ismet-inonu

Atatürk’ün azınlıklar meselesine yaklaşımıyla ilgili bugün de çalışmamız gereken bir ders niteliği taşıyor.. İşte o yazı…
Devamını okuyun »

Mustafa Kemal ATATÜRK´e Dair Bilmedikleriniz…

Eylül4

mustafa-kemal-ataturk

Mustafa Kemal ATATÜRK´e dair bilmediğiniz belki de çok şey vardır. Buna kızmıyorum ama bilmeden konuşan bilinçsiz insanlardan da tiksiniyorum açıkcası. Bu ülke için yaptıklarını, şu anda rahat nefes almalarını ATATÜRK´e borçlu olduğunu unutup hakkında yalan yanlış şeyler konuşan çok insan var. Onlarada gereken cevabı zaten Neyzen TEVFİK vermiş. Eline diline sağlık..

Peki Mustafa Kemal ATATÜRK hakkında bunları biliyormuydunuz ?
Devamını okuyun »

Facebook Videolarını Bilgisayarınıza Kaydetmek

Eylül4

firefox-greasemonkey-facebook-video-download

Artık Facebook da bir nevi YouTube ve benzeri bir siteler gibi bir hal aldı. Nitekim video aramak yerine arkadaşlarınızın zevklerine yada o anki ruh hallerine bağlı olarak paylaştıkları videoları izleyebiliyorsunuz. Öyleki bazen hoşunuza giden bir videoyu tekrar tekrar izlemek istiyorsunuz. Bazen video siliniyor, bazen kayboluyor binlerce video seli arasında.. İşte o zaman diyorsunuz ki keşke bu videoyu kaydedebilseydik. İşte çözüm… Devamını okuyun »

Karabasan Artık Aydınlanıyor.. Uyku Üzerine Biraz Sohbet

Eylül2

karabasan-uykufelci

Üzerinizde bir ağırlık hissediyorsunuz. Sizi bir şey yatağa bastırıyor hem nefesinizi kesiyor hem de sesinizi.. Ensenizde buz gibi hissediyorsunuz onu.. Korku içindesiniz bağırmak istiyorsunuz ama bağıramıyorsunuz… Bir an önce yataktan kalkmak istiyorsunuz ama kalkamıyorsunuz… Bir anda bilinmezlik korkusu sarıyor etrafınızı ve yapabildiğiniz tek şey o anda sesiniz çıkmasa bile içinizden tüm inancınızla dua etmek.. Bir bir sıralıyorsunuz bildiğiniz duaları, hatta o korkuyla bilmediğiniz duaları bile okuyorsunuz… Git gide azalıyor baskı yavaş yavaş hareket etmeye başlıyorsunuz. Ve sonunda kurtuldunuz..

Evet, bu karabasan idi, sizi yatakta hareketsiz bırakan, kımıldamanıza izin vermeyen sesinizi kesip nefessiz bırakan şey. Dualar sizi kurtardı ondan.. Hadi derin bir sohbet yapalım sizlerle. Ben konuşayım siz dinleyin =) Sonra sorularınızı sorabilirsiniz..

Dualar mı kurtardı acaba yoksa bilinciniz mi açıldı?  Bunu sorgulamadan önce sonuna kadar okuyun, ben cevabı veriyorum: Devamını okuyun »

Gökyüzü Mavi Değil

Ağustos24

gokyuzu-mavi-degil

Sahip olduğumuz an’ların o kadar kısa olacağını bilseydim daha çok şey söylerdim sana. Ben sanıyordum ki sen her zamanın biraz daha azı kadar benimle olacaksın ve her şeyin biraz daha azını anlatacaksın. Olmadı… Elimden de bir şey gelmiyor ya, ne kadar yazık. Oysa ben bilsyedim bizim sahip olacağımız tek gecenin o olduğunu daha çok bakardım sana. Her ayrıntını aklıma kazımadığımdan değil, kazıdım inan ki. Sadece gönlümce bakmış olmak için uzun uzun bakardım ve koklardım seni dünyanın en güzel kokusunun biraz daha azını hissedebilmek için. Anlatacak ne çok şeyim vardı, gülünecek, hayal edilecek onlarca şey vardı. Nasıl sığardı birkaç saate hepsi. Ben bilseydim eğer, bilmiyordum… Devamını okuyun »

Belki

Ağustos13

belki

açıklayabilirdin
neden böyleyiz biz diye…
belki o zaman
kalbimi sana açık bırakabilirdim
belki bir gün geri döneceksin diye
saklayabilirdim resimleri,
mutlu geçen nadir günleri aklımda tutabilirdim…

başkaları gibi yalan söylemedim,
gitmek için gelmedim ben sana.
ama sen de kalıcı olmayan her misafir gibi,
benden yaralar açarak gittin
ben durup bekleyebilir miyim sence
bu kadar güçlü olabilir miyim?

kaçmam gerek,
uzaklaşmam gerek
kırdığın hayalleri ellerimle örtmem gerek…
acılarımı unutturacak umutlar vermen gerek
istemem gözlerimden akan yaşlarda seni yaşatmayı
bana uykularımı vermen gerek…

« Eski Yazılar